İMAJMAG Özel Röportaj, Ariş Pırlanta’nın 119 Yıllık Işıltılı Yolculuğu

Mücevheri sanat inceliğinde hisseden asırlık bir tutkunun ışığı olan Ariş Pırlanta’nın öyküsü, 1900’lü yılların başında başlıyor. Bu yolculuk, dededen toruna, kuşaktan kuşağa süren bir pırlanta aşkıyla bugünlere geldi ve ‘pırlanta sanatı’ sözcükleriyle anılan bir marka yarattı. Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş ile markanın köklerini, bugününü ve gelecek vizyonunu İMAJMAG için konuştuk.
Mardin’deki Mütevazı Başlangıç
Markanın temelleri, 1906 yılında Mardin’de küçük bir atölyede atıldı. Ailenin dedesi Abdülkerim Efendi, o dönemin en çok ilgi gören takıları olan habbe (top mücevher) ve telkariyi mükemmel bir şekilde işlemesiyle tanınıyordu. İşini o kadar güzel yapardı ki, yalnızca Mardin’de değil, tüm Güneydoğu Anadolu’dan müşterileri ona gelirdi. Bu ustalık, ona “güzel iş yapan usta” anlamına gelen “Güzeliş” soyadını kazandırdı. Markalaşma yolculuğunda bu soyadı, Ariş marka adına dönüştü.
İstanbul’a Uzanan Yolculuk
Ailenin mücevhere olan tutkusu, sonraki kuşaklarda da devam etti. 1959 yılında, aile işinin merkezi ARİŞ adıyla İstanbul’a taşındı. Bu hareket, marka için yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Kurumsallaşma yolundaki asıl dönüm noktası ise 1984 yılında geldi. Kerim Güzeliş’in öncülüğünde, o dönemin şartlarında bir farklılık ve inovasyon olarak görülen adımlar atıldı; ilk kurumsal logo, etiket ve ambalaj kutuları oluşturuldu.

1. Dededen toruna geçen 4 kuşak mücevhere emek vermiş bir aile olarak marka hikayenizi anlatabilir misiniz?
Ariş’in temelleri, 1906 yılında mücevher ustalığıyla tanınan dedemizle atıldı. O yıllarda küçük bir atölyede başlayan serüven, zamanla sanatla teknolojiyi buluşturan bir markaya dönüştü. Dört kuşaktır aynı tutku, özen ve zarafetle mücevher üretiyoruz. Her nesil kendi vizyonunu kattı; dedemin ustalığı, babamın yenilikçiliği ve bizim global bakış açımız birleşerek Ariş’i bugün Türkiye’nin en köklü mücevher markalarından biri haline getirdi.
2. ARİŞ ismi nasıl doğdu?
Kurulduğu günden bu yana her zaman kadının gücüne inanan, sektörünün lideri Gratis; kadın çalışanları ve müşterilerinden aldığı güçle kadınlara olan desteğini Kadın Voleybol Milli Takımları sponsorluğu ile sürdürüyor. Kadın sporcuların ilham veren başarı hikâyelerini daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve genç kızların sporla güçlenmelerine katkı sunmayı amaçlayan Gratis, bu iş birliği ile Türk kadın voleybolunun dünya çapındaki başarısına ortak oluyor. İmzalanan iş birliği kapsamında üç yıl boyunca Kadın Voleybol Milli Takımlarının ana sponsoru olan Gratis; kadınlara verdiği desteği hayatta, sahada ve her alanda sahiplenerek farkındalığı artırmayı hedefliyor. Sponsorluk süresince kadınlara değer katma vizyonuyla iş birliğini farklı projelerle de destekleyecek olan Gratis, bu birlikteliğe yalnızca sponsorluk olarak değil kadın gücü odaklı yaklaşıyor. Gelecek nesillerin ilhamla spora yönelmesi bu güçlü ortaklığın hedefleri arasında yer alıyor.

3. Babanızla çalışmaya nasıl karar verdiniz?
Karar vermekten ziyade işin içine doğdum diyebilirim. Babamla birlikte çalışmak doğal bir süreç oldu. 6 yaşımdan itibaren babamla birlikte işe gidip gelmeye başladım. Bu işin içinde büyüdüm. Atölyede geçirilen zaman, her aşamadaki incelikler, ustaların emeği çocukluğumun bir parçasıydı. Büyüklerimizin tecrübesiyle, işin içinde pişerken edindiğim deneyimlerle ve eğitimle birlikte çağın gerektirdiklerini harmanlamak, markamıza köklü yapısına çağdaş bir ruh kattı.
4. Pırlantayı ulaşılabilir lüks haline nasıl getirdiniz?
Bizim için pırlanta sadece bir mücevher değil, bir duygunun sembolü. Herkesin bu duyguyu yaşayabilmesini istedik. Bu nedenle üretimden satışa kadar tüm süreçleri verimli hale getirip, gereksiz maliyetleri ortadan kaldırdık. Tüm satış kanallarımızı güçlendirerek, modern üretim teknolojilerini kullanarak, zengin ürün çeşitliliği, farklı ödeme seçenekleri sunarak pırlantayı herkes için ulaşılabilir hale getirdik.

5. Markanızı diğer markalardan farklı kılan yönler nelerdir? Ödeme seçenekleri ve kampanyalarınızdan bahseder misiniz?
Ariş Pırlanta temellerinin atıldığı ilk günden bu yana yenilikçi bir anlayışla yönetilmektedir. Bir firmayı üç nesil taşımak oldukça zor, dördüncü nesil daha da zordur. Daima firmamızın sadece kendini idame ettirmesini değil, sektörde öncülük etmesini hedefledik. Çünkü inanıyoruz ki, yeniliği getiren kısa vadede zorlansa da mutlaka karşılığını alır. Ariş, yaptığı işi seven, sevdiren ve bundan aldığı tatminle yaratıcılığını, yenilikçiliğini besleyen bir kurumsal yapıya sahiptir.
Tüketiciyle kurduğumuz bağın varlığı ise bu anlayışın bir sonucu olarak başlı başına bir etken. Her beğeniye ve bütçeye uygun seçeneklerimizle ve hizmet kalitemizle tüketicinin duygularına en iyi şekilde hitap etmek başlıca amacımız olmuştur. Tüketicinin Ariş’te kimi zaman kendi hikayesinden bir şeyler bulduğunu kimi zaman da hikayesini Ariş’le tamamladığını görüyoruz.
Ariş’i öne çıkaran en önemli özellik, mücevheri kişiselleştirmeyi başarabilmesidir. Kişiselleştirilmiş mücevher marka olarak farklılaşmanızı ve ayrışmanızı sağlayan en önemli unsurların başında geliyor. Parmak İzi koleksiyonumuz buna en güzel örneklerden biridir. Duygulara hitap eden, daha önce ele alınmamış unsurların yer aldığı tasarımlardan oluşan koleksiyonlar ortaya koymak da Ariş’i farklılaştıran önemli noktalardan biridir. Son yıllarda tüketiciyle buluşan Anne Çocuk, Yaprak, Semboller, Melekler, Miracle koleksiyonlarımızda olduğu gibi.

Önceliğimiz daima ‘farklılık’. İşimizin her aşamasında fark yaratmayı hedefliyoruz. Bir klasik tektaş yapacaksak bile kolları daha başka bir yapıda olmalı veya cilası daha değişik olmalı diye bakıyoruz. En klasik parçalarda bile bir dokunuş katmadan onu piyasaya çıkartmıyoruz. Ariş Pırlanta olarak genelde hep yapılması zor, denenmemiş, fark edilmemiş gibi görülen şeyleri yaptık. Yukarıda saydığım koleksiyonları sunmamız gibi… Tüketiciyi pırlantada en üstün renk olarak kabul edilen D Color ile tanıştırmamız gibi.
D color, uluslararası pırlanta derecelendirme kuruluşları tarafından en üst renk sınıfında “Exceptional White” (Üstün Beyaz) olarak tanımlanır. Pırlantanın en kaliteli, en yüksek rengidir çünkü nadir bulunur. Pırlantada renk, D’den başlayıp Z’ye kadar devam ediyor. Biz D Color ile tüketiciyi buluşturarak piyasada da taş standartlarını yukarı çekmiş olduk. Bu da gerçek kalite, doğru fiyat prensibimizin, tüketiciyi en güzeline layık gören hizmet anlayışımızın bir yansımasıdır.
Müşterilerimize özel ödeme kolaylıkları sunarak, pırlantayı herkes için ulaşılabilir hale getirdik. Online mağazamız ve fiziksel satış noktalarımızda taksitli alışveriş, kişiye özel ödeme planları, hediye sertifikaları ve dönemsel kampanyalarla müşterilerimizin bütçesine uygun seçenekler oluşturuyoruz.
Ayrıca, gibi tematik kampanyalarla, özel anları daha anlamlı hale getiren fırsatlar sunuyoruz. Ürünlerimiz sadece bir satın alma değil, duygusal bir bağ kurma deneyimi yaratıyor.
Ariş’i farklı kılan bir diğer unsur da satış sonrası hizmet anlayışımız. Ürün bakımı, taş kontrolü ve temizlik hizmetlerimizle, mücevherlerimizin ilk günkü ışıltısını korumasını sağlıyoruz. Müşterilerimizle kurduğumuz güven bağı, bizim en büyük değerimiz.
6. Tasarımlarınızı hazırlarken neye göre karar veriyorsunuz? Bünyenizde bu işi yeni öğrenmeye başlayan gençler var mı? Bu mesleği yapmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz var mı?
Tasarım sürecinde ilhamımız hayatın kendisinden gelir: doğadan, sanattan, duygulardan… Her koleksiyon bir hikâye anlatır. Bünyemizde hem deneyimli ustalar hem de bu işi öğrenmeye hevesli genç arkadaşlarımız var. Onlara her zaman “sabır ve merak” diyorum. Mücevher sadece teknik bir iş değil, aynı zamanda bir sanattır. Bu mesleği severseniz, pırlantanın ışığı sizin yolunuzu aydınlatır.
7. Yurt dışında değerli taşlar alanında eğitim veren okullar var. Ülkemizde de bu tarzda okullar açılsa sizce ilgi nasıl olur?
Türkiye mücevher sektöründe güçlü bir üretim merkezi, ama eğitim anlamında daha fazla kurumsallaşmaya ihtiyaç var. Gençlerimizin tasarım, taş bilgisi ve işçilik konularında uluslararası standartlarda eğitim alması sektörü bir üst seviyeye taşır. Böyle okullar açılırsa hem istihdam artar hem de Türk mücevher sanatı dünya vitrininde daha fazla yer bulur.
8. Semboller – Çakra koleksiyonu ne kadar süredir üretiyorsunuz? İlgi nasıl?
Semboller – Çakra Koleksiyonu, enerjiyi ve dengeyi simgeleyen taşlardan ilham alarak oluşturduğumuz özel bir seri. Yaklaşık 15 yıldır koleksiyonumuzda yer alıyor. İnsanların içsel dengeye ve anlamlı sembollere ilgisi arttıkça bu koleksiyon da büyük ilgi görüyor. Her bir parça hem estetik hem ruhsal bir anlam taşıyor.

9. Sektördeki ilkleriniz nelerdir?
Ariş olarak Türkiye’de 14 ayar altın üzerine pırlanta işleyen ilk markalardan biriyiz. Ayrıca çevrimiçi satış platformlarını aktif kullanan, pırlantayı dijital dünyaya taşıyan öncü markalardan olduk. Kişiye özel tasarım hizmetini yaygınlaştırarak sektörde fark yarattık. Gelenekle teknolojiyi harmanlamak her zaman önceliğimiz oldu.
Ariş Pırlanta’nın ilkleri;
*Pırlantanın 4C kuralına (cut-color-clarity-carat) beşinci C’yi yani sertifikayı (certifcate) ekleyerek sektörde pırlantalı mücevheri, garantili ve sertifikalı olarak satışa sundu.
*1984 yılında kurumsallaşma yolunda ilk adımı atarak mağaza açan ilk mücevher markası oldu.
*80’li yıllarda mücevher sektöründe ilk defileyi (Sabancı Atlı Köşk) gerçekleştirdi.
*İlk broşür, katalog, kutu, poşet vs uygulamalarını hayata geçirdi.
*İlk kez inovatif tasarımlar ortaya koyan marka oldu
*2003 yılında başarılı bir öngörüyle ilk e-ticaret sitesini kurdu
10. Yurt içi ve yurtdışı yatırımlarınızdan bahseder misiniz?
Yurt içinde mağaza ağımızı genişletmeye devam ediyoruz. Online satış kanallarımıza yatırım yaparak Türkiye’nin her noktasına ulaşmayı hedefliyoruz. Yurt dışında ise özellikle Orta Doğu ve Avrupa’da markamızı temsil edecek stratejik iş birlikleri üzerinde çalışıyoruz. Amacımız, Türk mücevher sanatını dünya sahnesinde güçlü bir şekilde temsil etmek.

Günümüzde Ariş: Koleksiyonlar ve Hedefler
119 yıllık birikimle Ariş Pırlanta, geçmişin deneyimini bugünün dinamikleriyle birleştirmeye devam ediyor. Marka, özel günler için tasarladığı koleksiyonlarla da dikkat çekiyor. Cumhuriyet Bayramı’nı “Ay – Yıldız Koleksiyonu” ile kutlarken, yeni yıla özel olarak sevginin gücünü vurgulayan “Love 25” koleksiyonunu lanse etti. “Ariş Wedding” konsepti ile de evlilik mücevherlerinde 2025 trendlerine yön veriyor.
Ariş Pırlanta’nın hikayesi, sadece bir mücevher markasının değil; nesiller boyu süren emeğin, zarafetin ve güvenin büyük bir mirasa dönüşme öyküsüdür. Bu asırlık çınar, köklerinden aldığı gücü, çağın gerektirdiği yeniliklerle buluşturarak ışıltılı yolculuğuna devam ediyor.
