DİYETİSYEN HATİCE NUR EGE, KÖYDEN ŞEHRE DOĞAL REÇETELER

Ekranlarda izlediğimiz enerji dolu Hatice Nur Ege’yi biraz tanıyabilir miyiz?
2016 yılında Lefke Avrupa Üniversitesi beslenme ve diyetetik bölümünü kazanarak 2020 yılında Lefke Avrupa Üniversitesi beslenme ve diyetisyenlik bölümünden yüksek şeref öğrencisi olarak mezun oldum. İzmir Konak doğumluyum, 28 yaşındayım. Daha sonra doğup büyüdüğüm Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde diyetisyenlik kliniğimi açarak yüz yüze ve online danışmanlıklarımla çalışmalarıma başladım. Online danışmanlıklarım zamanla sadece Türkiye ile sınırlı kalmadı Almanya Hollanda, Danimarka Amerika, İsveç gibi dünyanın çeşitli ülkelerinden danışanlarım var. Ofisime sabah altıda giderim, tütüncülükle uğraşan çiftçi bir ailenin çocuğuyum annem ve babam çalıştığı için bizi ninem ve dedem büyüttü ve onlardan çok şey öğrendim. Çocukluktan beri toprakla iç içe büyümüş toprağı çok iyi bilen bir diyetisyenim, toprağa aşığım…
Zaten insan bağlantılarının iyi olduğu yerde hasta olmuyor. Toprağımız, ilişkilerimiz çok önemli. Bana nerelisin diye sorduklarında köylüyüm diyorum. Köylü milletin efendisidir. Toprakla uğraşanın halini ancak toprakla uğraşan anlar. YouTube Instagram birçok televizyon programına köyümden katılıyorum.

Türk insanının yeme alışkanlığı hakkındaki gözlemleriniz nelerdir?
Türk milletimiz çok akıllı bir millet, yeme alışkanlığı konusunda aslında geleneklerimiz ve kültürümüze çok bağlıyız ama yemek yerken aklını kullanmıyor, bu yediğim besin bana şifa mı olacak, yoksa zarar mı verecek diye sormuyor. Çünkü o yediğiniz besin belki de gerçek bir besin değil, hücrenizi doyurmuyor sadece o anlık bir doygunluk hissi veriyor ama aradan bir 2 saat sonra yeniden acıkıyorsunuz ve daha sonra yeniden yemek istiyorsunuz kan şekerini hızlıca yükseltip hızlıca düşürüyor. Biz bu besinleri klasik endeks yüksek besinler diyoruz. Bu besinlerden oldukça uzak durmamız gerekir fast food ve dışarıda çok sık yemek yemenin etkisine çok kapılmamamız gerekir. Herkesin evinde ev yemeği olabildiğince pişmelidir çünkü Anadolu kültüründe ev yemekleri hep vardı. Bu kültürden uzaklaşmamalıyız.

Son kitabınızdan bahseder misiniz?
Yeni kitabım Köyden Kente Doğal Reçeteler’i yaklaşık 1 yıllık süreçte köy hayatının ve aldığım eğitimin harmanlamasıyla oluşturdum. Kadim bilgelik dediğimiz bazı konuları nineme soruyorum. Bu yüzden canım ninem bana bu hayattaki en önemli öğretmenlerimden biri. Yurt dışı danışmanlıklarım sayesinde dünyayı da takip etme şansım oluyor. Oradaki yeme alışkanlıkları ve kültürlerini de inceleyerek kitabımı hazırladım. Hazırlık aşamasında öncelikle insanların beklentilerine nokta atış yapmak, onlara sağlıklı, kısa ve yapabilecekleri pratik tarifler hazırlamaya önem verdim. Yaza girmeden önce sağlıkla kilo vermek isteyenler, detoks suyu tarifi bekleyenler, bölgesel zayıflamaya destekçi kür tarifi bekleyenler için harika bir diyet kitabı hazırladım.
Sağlığımız, korumamız gereken bir kale! Avrupa’da obezite ‘de birinci sıradayız, diyabette liste başıyız. Kötü besinleri, korkutucu senaryoları saymanın sonu yok. Biz iyiye ve basite odaklanacağız. Yüzlerce çeşide ihtiyacımız yok. Elimizin altındakilerle iyi olacağız. Az yiyerek uzun yaşayacağız. Zaman zaman yemeyi kesmek yaşlanmayı yavaşlatmanın etkili bir yoludur. Mide gurultunuz aslında size şunu söyler… Ben şu anda yağ yakıyorum!
Her türlü diyeti deneyip kilo veremeyenlere, diyet yorgunlarına hem masrafsız hem stressiz, aç kalmadan hızlı kilo vermek isteyen herkes için yazdım.
Son Yazılar
- Diyet yapıyor ama kilo veremiyor musunuz? Lipödem ve “Kıtlık Geni” ihtimali!
- Kalissa Beauty & Wellness’tan Zayıflama Sürecine Bütüncül Yaklaşım
- MEZOPOTAMYA’NIN KALBİNDE ŞANLIURFA’DA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ BAŞLADI
- ARÇELİK, MİLANO’DA YENİLİKÇİ MUTFAK TEKNOLOJİLERİNİ TANITTI
- Vorwerk Group, DSN Global 100 Listesi’nde 3. Sırada Yer Aldı
