BUKET GÜLÜBAY “VAKIFBANK’TAN BEŞİKTAŞ’A BİR PASÖRÜN YOLCULUĞU”

Voleybola 2010 yılında okul takımında başlayıp VakıfBank altyapısına uzanan, kiralık olarak Bahçelievler ve Yeşilyurt’ta ter döktükten sonra Macaristan’ın köklü kulübü Vasas Óbuda’ya transfer olup iki kupa kaldıran, Şampiyonlar Ligi’nde başarılara imza atan ve şimdi Beşiktaş formasıyla Sultanlar Ligi’nde mücadele eden Buket Gülübay ile İMAJMAG için kariyer yolculuğunu konuştuk. Sahadaki disiplini, sosyal hayattaki fedakârlıkları ve bir sporcu olarak gelecek hedeflerini samimi bir dille anlatan Gülübay, gençlere de ilham verecek tavsiyelerde bulunuyor. Köpeğiyle yürüyüşleri, mozaik yapma tutkusu ve “her şey biraz denge meselesi” felsefesiyle hem sahanın yıldızı hem de hayatın içinden biri olmayı başaran Buket Gülübayı, en büyük hayalini ise şöyle özetliyor: “Milli takım formasıyla ülkemi olimpiyatlarda temsil etmek.”
Voleybol kariyerinizden bahseder misiniz? Hangi takımlarda oynadınız? Sizi kim teşvik etti? Ne zaman başladınız?
2010 yılında okul takımına seçilmemle başladı aslında voleybol serüvenim. O dönem beden eğitimi öğretmenimiz Yavuz Barut’un teşvikiyle okulda antrenmanlara başlamıştım. Zamanla takımdaki arkadaşlarımın bir kısmı voleybolu bırakınca geriye birkaç kişi kaldık ama ben devam etmeye çok kararlıydım ve oynamaktan keyif alıyordum.
Bir gün antrenmana gittiğimde öğretmenimin beni VakıfBank’ın seçmelerine yazdırdığını ve ertesi gün verilen adresteki seçmelere katılmam gerektiğini söyledi. O an yaşadığım heyecanı gerçekten hiç unutmuyorum. Ertesi gün annemle birlikte Selimiye’deki salona gidip seçmelere katıldım ve yaklaşık 1–2 ay sonra Vakıfbank’a seçildiğimi öğrendim.
VakıfBank altyapısında voleybol hayatıma devam ettikten sonra A Takım ile maçlara da çıkmaya başladım. Daha sonra kiralık olarak Bahçelievler Voleybol Kulübü ve Yeşilyurt Spor Kulübü’nde forma giydim. Ardından Macaristan Ligi’nin en büyük takımı Vasas Óbuda’ya transfer oldum ve iki kupa kazandığımız ve Şampiyonlar Ligi’nde iyi işlere imza attığımız harika bir sezon geçirdim. Ülkeme, Sultanlar Ligi’ne Kuzeyboru takımı ile geri döndüm. Şu anda ise Beşiktaş forması giyiyorum.

Beşiktaş’ta Kadın Voleybol Takımının, 2025-26 sezonunda pasör olarak transfer oldunuz. Bize bu süreci anlatır mısınız?
Türkiye’nin sevilen bir takımında görev almak nasıl bir duygu?
Beşiktaş’tan teklif geldiğini ilk duyduğumda gerçekten çok heyecanlanmıştım. Açıkçası karar verme sürecim de çok uzun sürmedi. Türkiye’nin köklü ve tarihi camialarından birinin formasını giyecek olmak benim için çok özel ve gurur verici bir duyguydu. Sezon boyunca da bu duyguyu gerçekten hissettim. Sahaya her çıktığımızda kulübümüzü en iyi şekilde temsil etmeye çalıştık. Taraftar desteği de bu sürecin en güzel yanlarından biriydi. Gittiğimiz birçok şehirde bile bize destek veren insanlar görmek gerçekten çok özel bir his. Sahada hiçbir zaman yalnız olmadığınızı hissediyorsunuz ve bu da bana ekstra bir güç veriyor.Bu camianın parçası olmak ve bu formayı temsil etmek benim için her zaman gurur verici olacak.
Voleybolcu olmanın güzel ve zor yanları nelerdir? Başarılı bir sporcu olarak bir gününüzü nasıl geçiriyorsunuz? Özel bir beslenmeniz var mı?
Voleybolcu olmanın en güzel yanlarından biri aslında çok sevdiğimiz bir sporu meslek olarak yapıyor olmamız.
Aynı zamanda sporcu olmak disiplinli ve planlı bir yaşamı da beraberinde getiriyor ve bunun hayatın genelinde de çok faydasını görüyorsunuz. Kendinizi hem fiziksel hem de mental olarak sürekli geliştirmeye çalışıyorsunuz.
Zor yanları ise bazen sosyal hayattan fedakârlık etmek zorunda kalmanız. Yoğun antrenman programı, fiziksel yorgunluk, sakatlık riski ve sürekli disiplin gerektiren bir yaşam var. Özellikle uyku düzeni ve beslenme konusunda çok dikkatli olmak gerekiyor. Bir sporcu olarak günlerimin büyük kısmı zaten antrenman salonunda geçiyor. Antrenman, kuvvet çalışmaları ve maç hazırlıkları derken oldukça yoğun bir tempo oluyor. Bunun dışında kalan zamanlarda ise dinlenmeye ve kendime vakit ayırmaya çalışıyorum.
Köpeğimle yürüyüşe çıkmak bana çok iyi geliyor. Son zamanlarda mozaik yapmaya başladım, o da hem kafamı dağıtmamı sağlıyor hem de keyif aldığım bir uğraş haline geldi. Beslenme konusunda tabii ki dikkat etmeye çalışıyoruz ama arada küçük kaçamaklar da yapıyorum. Sonuçta her şey biraz denge meselesi.

Takım sporuyla profesyonel anlamda çalışmanızın size katkıları nelerdir?
Takım sporlarının insana çok farklı alanlarda katkı sağladığını düşünüyorum. Özellikle problem çözme, hızlı karar verebilme, disiplin ve zaman yönetimi gibi konularda çok şey kattığını söyleyebilirim. Aynı zamanda bir takımın parçası olmak, sorumluluğu paylaşmayı ve birlikte hareket etmeyi de öğretiyor. Sahada herkesin farklı bir görevi var ve o uyum yakalandığında başarı da beraberinde geliyor. Benim için en önemli katkılardan biri de iletişim becerilerimin gelişmesi oldu. Takım içinde sürekli iletişim halinde olmak hem sahada hem de günlük hayatta insan ilişkilerimi çok geliştirdi.
Gençler voleybol sporunu neden tercih etmeli, gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Voleybol takım ruhunu çok güzel aşılayan bir spor dalı. Sahada kazanılan her sayı aslında takımın uyumu ve birlikte hareket etmesi sayesinde geliyor. Bu da insana birlikte başarmayı ve birbirine güvenmeyi öğretiyor. Aynı zamanda eğlenceli ve dinamik bir spor olduğu için hem fiziksel hem de zihinsel gelişime de katkı sağlıyor.
Gençlere tavsiye olarak sabırlı olmalarını söyleyebilirim. Çünkü gelişim bir anda olmuyor, zaman ve emek gerekiyor. En önemlisi de hata yapmaktan korkmamaları ve yaptıkları işten keyif almaları. Sürecin tadını çıkarmak bence en önemli şey.

İlerleyen dönemlerdeki hedefleriniz nelerdir?
İlerleyen dönemlerde kendimi geliştirmeye ve sahada daha iyi bir oyuncu olmaya devam etmek istiyorum. Kariyerimle ilgili hedeflerimden biri de farklı rekabetçi liglerde oynayarak yeni deneyimler kazanmak. Özellikle İtalya Ligi’nde forma giymek benim için güzel bir tecrübe olabilir diye düşünüyorum. Bunun yanında bir sporcu için olimpiyatların yeri her zaman çok özeldir. En büyük hayallerimden biri de milli takım formasını giyip ülkemi olimpiyatlarda temsil etmek.
